Ana Sayfa   » FACİALAR    » 1905-07 yıl katliamı   

1905-07 yıl katliamı

  


Rus-japon savaşında kaybeden Rusya İmparatorluğu`nda halk ve milli bağımsızlık hareketi başlandı. Bu iki faktöleri önlemek amacıyla çar Rusyası Rus şovenizmini ve halkları birbirine kırdırmak politikasını gerçeklleştirmeye bağladı. Bu politikayı ilk olarak Kafkasya`da gerçekleştirmek kaçınılmaz idi. Ermeniler böyle bir durumdan yararlanmak için zaman ve ortam buldular. Çar Rusyası ermenileri gizlice silahlandırdı ve tarihde şöyle anılan “ermeni-müslüman kavgası” sağlandı. Azerilerle ermeniler arasında ilk karşıdurma Bakü şehrinden başlayarak Şuşa, Zengezur, Erivan, Tiflis, Nahçivan, Ordubad Eçmiadzin, Cavanşir, Gazah eyaletlerine de yayıldı. XX yy. başlarından  itibaren “ermeni sorunu” Güney Kafkasya`da partlamaya hazır bir barut fıçısına dönüşmüştür. 
1905 yılında Kafkasya`da türklerin yaşadığı köylerin sayısı 5.910 idi. Erivan eyaletinde 860, Yelizaverpol eyaletinde 1.173, Bakü eyaletinde 1.111, müslüman-türk köyünün olması ermeni şovenlerini endişelendiriyordu. Genellikle, XX yy. başlarında Güney Kafkasya`da 54 eyalet vardı. Bunlardan toplam 5-de ermeniler falalık oluşturuyordu. Bu nedenle de ermeni silahlı çeteleri azeriler yaşayan köylere saldırıyor, ahalini öldürüyor, kovuyor ve böylece sayı açıdan üstünlüye sahip olmak istiyorlar ki, ileride özerklik, bağımsız ermeni devleti kurmak olnağı edinebisinler. Taşnaklar bu köylerin, bu toprakların ermenilerin olmasının tek yolunu silahlı çatışmalarda görürdüler. Bu amacla da onlar Kuzey ve Güney Azerbaycan`ın farklı bölgelerinde yerel devlet ve ermeni örgütleri ermenileri silahlandırır ve azerilere karşı savaşa sürüklüyorlardı.
Kapsamlı şekilde hazırlık üzerine ermeniler 1905 yılı şubatın başlarından Bakü`de katliam yaptılar; çok geçmeden Erivan`da kargaşalar bütün oluşturdu. Nahçivan, Zengezur  ermeni silahlı çetelerinin baskınlarına uğradı. Köyleri yıkıyor, yandırıyor, suçsuz masum insanları kılıçlıyordular. Yerel  ahali dede-baba yurdunu terketmeye, mülteci olmaya başladılar. Erivan`dan verilen bir haberde anlatılıyor “Her atarfdan mezarlığa cenazeler getirilyor. Çoğu müslümandır. Ölenler ve yaralananların sayısı artmaktadır. Gün boyunca ateş sesleri duyuluyordu. Bir tatarın evine bomba atmışlar, 24 kişi ölmüş ve yaralanmış. Tepebaş mahallesinde tatarların evlerini bombalamışlar, çok sayıda insan ölmüş. Zengi deresinde öldürülenler fazladır. Azeriler sokaklara çıkmaktan korkuyorlar. Çoğu şehri terketmiş”. Amaçları da şehirden çıkarmak idi. “Ermeni sorunu” XX yy. başlarında adeta bu yola gerçekleştiriliyordu. Sadece Erivan şehrinde değil, eyaletin azeriler yaşayan tüm şehirlerinde durum böyleydi. Eçmiadzin eyalet başkanının verdiği haberde şöyle anlatılıyordu: “800 Toroslu ermeni müslüman köyüne saldırmış. Köyü yağmalamışlar. 53 kişiyi öldürüp ve yandırmışlar. 27 kişi yaralanmış. 255 köyün tüm ot yığınları, tahıl tarlaları yandırılıp.” Adıgeçen haberde : “Taşnaksütyun partisi barış için her iki halka seslense de, aslında ise terörizm hareketlerini gerçekleştirmektir.”

Genellikle, 1905-1906 tarihinde ermeni-müslüman savaşında Erivan ve Yelizavetpol eyaletlerinde 200-den fazla köyü ermeniler yağmalaşım ve ahalisini katilam yapmışlar. “Taşnaksütyun” Partisi liderleri “ermeni sorunu”nu çözmek, “Büyük Ermenistan” hayellerini gerçekleştirmek için tüm yerel örgütlere emir vererek talep etmiş ki, Erivan, Gence ve Garabağ bölgelerinde bulunan tüm türk köylerini yakıp yıksınlar, bu köyleri yerel ahaliden, yani azerilerden kati olarak temizlesinler.  
1905-1907 yıllarında ermeni-müslüman savaşına atfedilmiş “Kanlı seneler” eserinde saygın yazar M.S.Ordubadi yazırdl: “9 haziranda 1905 yılında ermeniler azeriler yaşayan Tekiye köyüne hücum etmişler. Müslümanlar tamamen silahsız, ermeniler ise modern silahlı olmuşlar. Ona göre de köy sakinleri köyü boşaltmış, kadınlar çocuklarını kendileriyle beraber alıp dağlara çıkmışlar. İmam Muhammed Ali Mirza Abdülhüseyin Gazızade`nin büyük sarayını ateşlemişler, ikiyüz nüsha Kuran ve mukaddes kitapları da ateşlemişler. Eçmiadzin`de 9 ünlü azeri köyü yıkılsa da hükümet hiç bir önlem almamıştır.”
Azeri köylerinin yıkılması aynı zamanda çar hükümetinin isteyi idi. Çar memurları da ulusal kavgayı kışkırtmakla bir tarafdan oluşan bağımsızlık hareketinin bastırılmasına ve diğer tarafdan da boşaltılmış müslüman köylerinde hristiyanların yerleşmesine olanak sağlıyorlardı. Aynı gün  ermeniler Helec, Saldaşı, İncevar, Daşnov köylerini yakıp yıkmışlar, ahaliye kaba kuvvet kullanmışlar. Kaçıp kurtaranlar Gatar köyüne sığnmışlar. Fakat 1 ağustos 1906 yılında ermeniler her tarafdan Gatar köyünü sarmıp ateş etmişler. 
Ermeni şovnirleri 750 evden, 3.500 kişiden oluşan Gatar köyünü yıktıkdan sonra Ohçu çayı kıyısında yerleşik türk köylerini yakıp, Zengezur eyaletinin anahtarı olan Ohçu, Şabadin, Aralıg, Pirdavdan ve Atgız köylerini de yağmalamışlar.
Yapılanlar hem de “Büyük Ermenistan” hayellerini gerçekleştirmek yolunda “Taşnaksütyun” ve “Hnçak” partilerininin izledikleri acımasız politikanın anlamıydı. “Türksüz Ermenistan”a sahip olmak için şovenizmden, acımasız vahşetliyi kullanmakişbu partilerin mücadile sloganı olmuştur.  Müslüman katliamının dehşeti tüm Kafkasya`yı, İran ve Doğu Anadolu`yu sarmıştı. Bunun ilgili olarak Gence valisi 9 ağustos 1907`de Petersburg`u bilgilendiriyordu ki, masum müslüman köylülerinin üzerine “yaklaşık yünbinlik ordu göndermiş, Türkiye`den olan mülteciler ve sadece insan öldürmeyi adet etmiş yerel katillerin hepsi işbu orduya katılmıştır. Genellikle, Batı Azerbaycan`da bulunan 18 bölgede ermeni baskınına uğramayan köy, nokta kalmamıştır. Dereleyez bölgesinin XIX yüzyıl sonlarından itibaren 154 köyü vardı ki, bunlardan 45 köy 1905-1907 yıllarında yıkılmıştır. Diğer köylerin ahalisi ise İran`a, Azerbaycan`a ve Nahçivan`a kaçmışlardı. Yollarda ermeni kurşunlarından ölmüşlerdi.”



Okundu: 7450