Ana Sayfa   » KARABAĞ İHTİLAFI    » Esir ve rehine alınmış Azerilerin kaderi   

Esir ve rehine alınmış Azerilerin kaderi

  



Binlerce masum Azeri'nin esir ve rehin alınması, işkencelere maruz kalması, katledilmesi ve ve diğer insanlık dışı muameleyle yüzleşmesi Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı askeri tecavüzünün en korkunç ve kanlı sayfalarının bir parçasıdır.

Türlü kurumlar tarafından yapılan araştırmalar sonucunda Karabağ sorununun başladığı dönemden Ermeniler tarafından esir ve rehin alınmış binlerce Azerinin etnik kökenine göre korkunç şiddete maruz kaldığına rastlanmıştır.

Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Güvenlik Bakanlığı`na bağlı Esir ve Kayıp, Rehinlerle İlgili Devlet Komisyonu Çalışma Grubu tarafından yapılan araştırmada kayıp ve rehin alınmış kişilerin sayısının 2007 yılı içinde 4354 kişi olduğunu tespit etmiştir. Bunlardan 3504 kişi asker, 841 kişi sivil kişilerdir. Sadece 9 kişinin asker veya sivil olduğu bilinmemektedir. Sivil kişilerden 47`si çocuk (16 kişi reşit olmayan kız), 268 kişiyi kadın, 371 kişiyi yaşlılardır. Devlet Komisyonu'na dahil olan malzemelerin analizi sırasında 550 kişinin esir ve rehin sırasında katledildiği veya çeşitli nedenlerden vefat ettiği tespit edilmiştir. Bunlardan 104 'ü kadın, 446-ı erkektir. 137 kişinin sadece adı bilinmektedir, 74 kişi ise belirsiz kişilerdir.
2008 yılı içinde Uluslararası Kızıl Haç Komitesi aracılığıyla yapılan araştırmalar sonucunda esir ve rehin alınmış Azerilerden daha 170`nin kaderiyle ilgili bilgiler açıklanmıştır. Onların şu anda sağ olduğu görülmüştür. Sonraki yıllarda da bu listede yer alan kişilerin daha bir kısmının kaderi tespit edilmiştir.


2012 yılına olan resmi bilgiler gereğince esir, kayıp ve rehin düşmüş kişilerin sayısı 4030 kişi olmuştur. Uluslararası Kızıl Haç Komitesi (UKHK) ise Karabağ Savaşı sırasında 4600 kişiyi kayıp kişiler gibi kaydetmiş. Aynı kişilerin 3700 'e yakını Azeridir. UKHK 2012 yılından itibaren kayıp kişilerin kaderinin belirlenmesi için Azerbaycan ve Ermenistan'la birlikte yeni programın uygulanmasının başladı. Bu programa göre kayıp kişilerin aranması onların akrabalarından alınan DNA örnekleri gereğince yapılacaktır.
Esir ve kayıp Azerilerin sayısı konusunda Azerbaycan tarafından sunulan belgeler uluslararası kuruluşlarda da tespit edilmiştir. BMT İnsan Hakları Konseyi'nin 2008 Şubat'ında düzenlenen 7. oturumunda silahlı çatışmalar sırasında kayıp düşmüş azerilerin sorunu ile ilgili Azerbaycan heyetinin önerdiği karar tasarısı 38 ülkenin oybirliğiyle kabul edilmiştir. Kararda Karabağ sorunu taraflarının kayıp kişilerin kaderini belirlemek için Uluslararası Kızıl Haç Komitesi (UKHK) ile kapsamlı şekilde işbirliği yapması konusunda çağrısı yer almıştır. Ancak Ermeni tarafı bu çağrıya uymamıştır. Ayrıca Ermenistan ve işgal altındaki Azerbaycan topraklarında esir ve rehinelerin gizli kamplarda köle gibi tutulmalarına ilişkin bilgilerin incelenmesine yardım etmemiştir. Sağ kalan esirler ve rehineler konusunda bilgilerin incelenmesi ile ilgili Uluslararası Kızıl Haç Komitesi ile işbirliği önerse de, saldırgan taraf defalarca bundan vazgeçmiştir..
Esir ve Kayıp, Rehinlerle İlgili Devlet Komisyonu`nda birikmiş olgular Ermenistan'da esir olan Azerbaycan vatandaşlarına karşı ilgili uluslararası hukuk normlarını çiğnediğini, aynı zamanda "Savaş Kurbanlarının Korunmasına Dair» 1949 tarihli Cenevre Anlaşması`nın yaşam veya kimliğe kastetmek, herhangi bir ortamda öldürmek, sakatlamak, acımasızca muamele veya işkence yapmak, insan onuruna dokunmak gibi taleplerini kaba şekilde ihlal ettiğini kanıtlıyor.


Ermenilerin Azeri esir ve rehinlerle daranış gerçeklerinden:
- Ermeni silahlı birlikleri Hocavend ilçesinin işgal sırasında (17.02.1992) Garadağlı köyünden rehin aldıkları 117 kişiden 80'e yakınını yerinde kurşuna dizmişler. Bu konuda köy sakinleri Seyyur Hanlar oğlu Nağıyev, Şahruz Emirhan oğlu Aliyev ve diğerleri tanıklık yapıyorlar.
 - Hocavend ilçesi Garadağlı köyü sakini Hakikat Yusuf kızı Hüseynova Ermenilerin 1992 Şubat'ında 10 kişi köylüsünü canlı-canlı yakmalarına tanık olmuş.
  - İmaret Memişova`nın ifadesine göre, o, Kelbecer ilçesinin işgal sırasında iki küçük  çocuğu ile rehin alınmış. İmaret Memişova`nın gözleri önünde Ermeniler sekiz sivil kişiyi, aynı zamanda, onun sekiz yaşındaki oğlu Taleh`i kurşuna dizmiş ve cesetleri yakmışlar. Bundan sonra Ermeniler onun kendisini, 10 yaşındaki oğlu Yadigar`ı, diğer kadın, çocuk ve yaşlıların Hankendi'ne götürerek korkunç işkencelere maruz bırakmıştır.
 -Ermeni tutsaklığından 1994 yılında serbest bırakılmış Ahmedovlar ailesinin söylediğine göre, 17 Ağustos 1993 tarihinde Ermeniler Füzuli ilçesi Gacar köyünün 25`e kadar sakinini onların gözleri önünde kurşuna dizmişler.
 -Ermeni tutsaklığında olmuş Hasan Mecid oğlu Hüseynov 1993'te Horadiz-Füzuli yolunda 40 kadar sivillerin Ermeniler tarafından öldürüldüğünü belirtiyor.
 -Tutsaklıkdan geri dönmüş Niyaz Balay oğlu Zeynalov Ermenilerin rehin aldıkları Şuşa ilçesi Guşçular köyü sakinleri 1910 doğumlu Seriyye Tağı kızı Zeynalova`yı, 1920 doğumlu Yegane Dadaş kızı Medetova`yı ve Mövsüm Abdülrahim oğlu Ahmedov`u 11 Şubat 1992 tarihinde canlı canlı yakarak katletmişler.
 - 61 yaşındaki eski rehine Budag Ali oğlu Alışanov Ermeni tutsaklığında 5 Azeri'nin Drmbon köyünde (Dağlık Karabağ) ağır fiziksel işlerde köle gibi çalıştırılarak öldürüldüğüne tanık olmuştur.
 -Esirlikten alınmış İsrayil Sarif oğlu İsmayılov Ermeniler rehin aldıkları üç Azeri'nin başını Ermeni kabri üstünde kestiklerini bir kez onaylıyor
- Laçin ilçesi sakini Semaye Kerimova 2 yaşındaki kızı Nurlane`ye ve kendisine verilen işkencelere katlanamayıp Ermeni esirliğinde intihar etmiştir.
 - 1973 doğumlu İlham Nesirov esirlikte uzun süre aç susuz tutulduğu için 23 Kasım 1993 tarihinde Erivan askeri hospitalında vefat etmiştir.
 -Adli tıp bilirkişileri tarafından Ermeni esirliğinde ölmüş 20 yaşındaki Ferhad Rahman oğlu Atakişiyev`in cesedinin kalıntılarının incelenmesi sonunda onun düzenli dayaklar ve ağır işkenceler sonucunda öldüğünü kanıtlamışlar.
 -Yardımlı ilçesi sakini Haydar Haydarov Şuşa hapishanesinde Ermeniler tarafından verilmiş düzenli işkenceler sonucu ölmüştür. (24.12.1994) Bu konuda eski esirler Hebib Aliyev, Evez Muhtarov, Ebülfet Gasımov ve diğerleri tanıklık ediyorlar.
 - Ermeni esirliğinde olan Hocalı sakini Faig Şahmalı oğlu Alimemmedov Gence şehrinin adını "Kirovabad" gibi demediği  için, Ermeni askeri tarafından kurşuna dizilmiş. Bu konuda Zülfi İbrahim oğlu Memmedov, Memmed Cümşüd oğlu Memmedov ve diğerleri tanıklık ediyorlar.
 Karabağ'da Azeri sivil nüfusa karşı özel acımasızlığı ile farklılık arzeden "Arabo" Ermeni taburu komutanı, ASALA Ermeni terör örgütünün liderlerinden biri olmuş Monte Melkonyan`ın kardeşi Markar Melkonyan da ABD'de yazdığı "Benim kardeşimin yolu" ("My Brother 's Road") kitabında Ermenilerin Garadağlı köyü sakinleri olan Azeri rehineleri nasıl öldürdüğünü tarif etmiştir. Kitaptan alıntı: "Aramo ve Arabo`nun askerleri 38 kişi esiri gösterdiler, onların içerisinde kadınlar da vardı, onlar köyden uzakta derenin içerisindeyiler. Aramo ve Arabo`nun askerleri esirlerden öldürülmüş arkadaşlarının intikamını almak istiyorlardı, bundan sonra onlar esirleri bıçaklamağa ve otomatik tüfekle kurşuna dizmeye başladılar. Çapıglı Edo da onlara katıldı. O, bir kaç yaralı askerin üstüne benzin dökerek onları ateşe verdi. Monte köyden uzakta bulunan bu dereye geldiğinde orada sadece bir yığın insan kalıntıları vardı ". Aynı kitapta Azeri esirin başının Erivan'da Ermeni kabri üstünde nasıl kesildiği de tasvir edilmiştir.

Ermenistan'ın Azerbaycan'a askeri saldırı sırasında sivillerin topluca katledilmesine, Ermenistan'da ve işgal edilmiş Azerbaycan topraklarında esir tutulan Azerbaycan vatandaşlarının korkunç işkenceler ve manevi baskılarla karşılaşmalarına, insanların onurunu düzenli aşağılamakla kendilerine kastetmeleri derecesine iletilmesine, soğukkanlılıkla katledilmesine veya verilmiş işkenceler sonucu vefat etmesine ilişkin gerçekler sonsuzdur. Bu gerçekler bir kez esir ve rehin alınmış Azerilerin toplu katliamın kurbanı olduğunu, sıradan insan haklarından mahrum bırakıldıklarını açıkça gösteriyor.



Okundu: 13288