Ana Sayfa   » HOCALI KATLİAMI    » «Memorial» İnsan Hakları Savunma Merkezi Raporu   

«Memorial» İnsan Hakları Savunma Merkezi Raporu

  


Hocalı 1991 yılı sonbaharından itibaren Ermeni silahlı  birlikleri tarafından  ablukaya alınmıştır.  Dağlık Karabağ’dan İçişleri Bakanlığına ait güçler çıkarıldıktan sonra Karabağ tamamen bir kuşatma altında kalmıştır.  1992 yılı ocak ayından Hocalı’ya elektrik enerjisi verilmemekteydi. Halkın bir kısmı şehri terk etmiştir. Fakat Hocalı yönetiminin tekilde yaptığı müracaatlara rağmen sivil halkın o bölgeden çıkarılması yönünde hiçbir şey yapılmamıştır. 25 Şubat 1992 yılında Ermeni silahlı birlikleri Hocalı’ya saldırmışlar.

Saldırıda Yer Alanlar
Saldırıda zırhlı araçlar ve tankların desteği ile “Artsak Milli Özgürlük Ordusunun (AMAO) silahlı birlikler yer almıştır. Sovyet Ordusuna ait 366. alayı da bu saldırıda yer almıştır. Bu olay Hocalı mültecilerinin neredeyse tümü tarafından  dile getirilmiştir. Bu alayın askerlerinden bir kısmı hatta şehre bile girmişlerdir.

Saldırı Taktiği
Hocalı şehrine Şubat ayının 25’de saat 23.00’da toplardan ateş yağdırılmıştır. Öncelikle şehirdeki kışla ve savunma noktaları dağıtılmıştır. Piyade birlikler sabah saat 01.00-04.00 arası şehre girmişlerdir.  Sonuncu savunma noktası saat 07.00’da etkisiz hale getirilmiştir.

Sivillerin Çıkması İçin Koridor
Ağdam ve Bakü’de “Memorial”ın gözlemcileri Hocalı’ya saldırı sırasında şehri terk etmiş 60 kişiyle görüşmüş ve mülakat yapmışlardır. Mülakat sırasında sadece bir kişi çıkış koridoruna dair bilgisinin olduğunu söylemiştir. Çıkış koridorunu yönüne kaçan halk Ağdam ilçesi civarında kurşun yağmuruna tutulmuşlar. O sırada çok sayıda insan yaşamını kaybetmiştir.

Şehirde kalmış sivil halkın durumu
Şehir Ermeni silahlı güçleri tarafından işgal edildiği sırada orada 300 kişi vardı. Bunlardan 86’sı Ahıska Türkü idi.  Her iki taraftan alınmış bilgiye göre 3 Mart 1992 yılında şehirde ve Ağdam yolunda esir alınmış 700’den fazla kişi Azerbaycan tarafa teslim edilmiştir.  Onların önemli bir kısmı  kadınlar ve çocuklardı.

Esir Alınmış Siviller ve Hocalı Savunma Birlikleri Mensuplarının Gözaltı Koşulları
Nezarethane reisi Binbaşı Haçaturyan  hatta birkaç dakika bile konuşmaya izin vermemiştir. Tesadüfen bir kez konuşma fırsatı oldu.

Hocalı Halkının Mülkiyeti
Şehirden kaçan Hocalı sakinleri hatta en zaruri eşyalarını bile götürememişlerdir. Ermeni silahlı birliklerinin Hocalı’dan çıkardıkları sakinler de kendileriyle hiçbir şey götürememişlerdir. “Memorial”ın gözlemcileri şehirde  sınırsız yağma ve talan yaşandığını gözlemlemişlerdir. Halkın şehirde kalmış malvarlığı Stepanakert ve civardaki bölgelerin halkı tarafından taşınmıştır. Birçok evlerin kapılarında onların “yeni sahiplerinin” adları yazılmıştır.

Alınmış Bilgilerin Değerlendirilmesi
Hocalı’nın işgali sırasındaki operasyonlarda sivil halka karşı gaddarlık yapılmıştır.  Çıkış koridoruna ilişkin bilgi halkın ekseriyetine duyurulmamıştır. Çıkış koridoru ve civarında sivil halkın öldürülmesine hiçbir şekilde hak kazandırılamaz.
Hocalı’ya saldırıda BDT ordusuna ait 366. Motorize alay da yer almıştır. “Memorial” hukuk savunma merkezine göre Hocalı’ya saldırı sırasında Ermeni silahlı birliklerinin yaptıkları Cenevre Sözleşmesine, Aynı zamanda İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin  (10.12.1948’de BM Genel Kurulunda kabul edilmiş hükümleri açık şekilde ihlal etmiştir:
Madde 2. Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya diğer bir görüş, ulusal veya toplumsal köken, mülkiyet, doğum veya diğer bir statü gibi hangi bir nedenle ayrım gözetilmeksizin, herkes bu Bildiride yer alan bütün haklara ve özgürlüklere sahiptir..
Madde 3. Herkes yaşama hakkına, kişi özgürlüğüne ve güvenliğine sahiptir..
Madde 5. Hiç kimse işkenceye veya zalimane, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele veya cezaya maruz bırakılamaz.
Madde 9. Hiç kimse keyfi olarak gözaltına alınamaz, tutulamaz veya sürülemez. 
Madde 17.
1. Herkes tek başına ve aynı zamanda başkaları ile birlikte mal ve mülke sahip olma hakkına sahiptir.
2. Hiç kimse mal ve mülkünden keyfi olarak yoksun bırakılamaz.
Silahlı birliklerin davranışları Olağanüstü Durumlarda ve Silahlı Çatışma Hallerinde Kadınların ve Çocukların Korunmasına Dair Bildiri (BM Genel Kurulu tarafından 14.12.1974 yılında kabul edilmiştir) hükümlerine açık şekilde aykırıdır.



Okundu: 8470